Araç üzerinde yapılan değişikliklerin (tadilatın) hukuken geçerli olabilmesi için, değişikliğin hangi onay modeline göre doğrulandığı kritik bir ayrımdır. Türkiye’de bu ayrım; “seri tadilat tip onayı” (tekrarlanabilir/standartlaştırılmış tadilatlar) ile “münferit tadilat” (tek araç bazında yapılan tadilatlar) arasındaki çizgide başlar. AİTM mevzuatı, aynı teknik değişikliği bile ölçek, kapsam ve sorumluluk modeline göre iki farklı yoldan tanımlar.
Bu iki model; yalnızca evrak ismi değişikliği değildir. Başvuru kapsamı, teknik servis raporlarının nasıl kullanıldığı, kimin hangi belgeyi düzenlediği ve saha denetimi mantığı tamamen farklıdır. Bu nedenle “benim yaptığım iş tadilat; hangisine girer?” sorusunun doğru cevabı, sürecin en başında maliyet ve zaman kaybını belirler.
Seri tadilat tip onayı, aynı tip araca aynı tadilatın seri olarak uygulanabilmesini hedefler. TSE’nin hizmet tanımı açık biçimde “aynı tip araca aynı tadilat seri olarak yapılabilmektedir” yaklaşımını esas alır.
Münferit tadilat ise araç bazında değerlendirilir; tadilat yapılan araca düzenlenen Tadilat İçin Münferit Araç Uygunluk Belgesi onaylanır. Yani süreç “bu araç + bu şasi + bu uygulama” üzerinden yürür.
AİTM’nin başvuru mantığını netleştiren temel hüküm şudur:
Bu iki cümle, pratikte “seri işte tip/ürün ailesi”, “münferitte tekil araç” anlamına gelir.
Burada iki ayrı katman vardır: onay belgesi ve araç uygunluk belgesi.
Seri tadilat tarafı
Onay kuruluşu, AİTM Seri Tadilat Tip Onayı Belgesi verir (tip bazlı onay).
Bu onaydan sonra seri tadilat yapılan her araç için, imalatçı/tadilatçı tarafında AİTM Seri Tadilat Araç Uygunluk Belgesi düzenlenmesi esas alınır (seri uygulamada “araç bazlı çıktı” üretim tarafındadır).
Münferit tadilat tarafı
Özet: Seride tip onayı + üretici düzenlemeli araç uygunluk belgesi, münferitte doğrudan araç bazlı münferit uygunluk belgesi.
Seri tadilat tip onayı; “aynı tadilat” ifadesini rastgele genellemez. Kapsam, araç tipinin varyant/versiyon ve etkilenen sistemlerine göre sınırlandırılır ve bu sınırların onay belgesinde açıkça belirtilmesi esastır.
Münferit tarafta ise tekrar kullanım mantığı daha serttir: teknik servis raporlarının benzer araçlar için doğrudan tekrar kullanılamayacağı, rapordaki şasi numarası ile başvurulan aracın şasi numarasının aynı olması gerektiği yaklaşımı öne çıkar.
Bu fark, şu hatayı doğurur: “Geçen ay aynı işi yaptım, raporu aynen koyarım.” Seri modelde dahi kapsam ve tip şartları sınır çizer; münferitte ise şasi eşleşmesi kritik hale gelir.
Seri tadilat tip onayı tarafında, özellikle “yeni başvuru” ve “kapsam değişikliği” senaryolarında teknik servis raporu beklentisi güçlenmiştir. TSE duyurusuna göre 01.01.2025 itibarıyla yeni ve kapsam değişikliği başvurularında, tadilat yapılan aracın ilgili kategori şartlarına uygunluğunu tevsik eden yetkili teknik servis raporlarının sunulması gerektiği belirtilmiştir.
Bu, seri tadilatın “kolay yol” olmadığı gerçeğini güçlendirir: seri model, başlangıçta daha ağır bir doğrulama yükü getirip, tekrar eden araçlarda standardizasyon avantajı sağlar.
Seri tadilat tip onayı daha çok şu senaryolarda anlamlıdır:
Aynı tip araca, aynı tadilatın düzenli uygulanması (filo işi, standardize dönüşümler)
Süreci ürünleştirmek: montaj standardı, dokümantasyon disiplini, izlenebilirlik
Münferit tadilat ise şu durumlarda daha doğru zemindir:
Tek seferlik veya her araçta değişen uygulamalar
Araç bazında farklı donanım, farklı şasi, farklı etkilenen sistem kombinasyonları
Gerçek seçim kriteri şudur: tekrar edilebilirlik ve kapsam sabitliği yüksekse seri model; düşükse münferit model.
Seri tadilat tip onayı ile münferit tadilat arasındaki fark, “evrak türü” farkı değil; onayın mimarisi farkıdır. Seri model, aynı tadilatın aynı tip araçlarda tekrarlanabilirliğini yönetir ve kapsam disiplinine dayanır; münferit model ise tek aracın özel şartlarını esas alır ve araç bazlı doğrulama mantığıyla ilerler.
Doğru model seçimi, başvurunun ilk gününde yapılırsa süreç hızlanır; yanlış model seçimi ise dosyanın geri dönüş, revizyon ve tekrar muayene döngülerine girmesine yol açar. Bu nedenle tadilatın “ne” olduğundan önce, hangi onay modeline oturduğu netleştirilmelidir.