info@proamuhendislik.com
+90 232 449 1606
+90 507 270 1847

Teknoloji Tır ve Kamyon Şoförlerine Karşı

Proa Mühendislik > Blog > Genel > Teknoloji Tır ve Kamyon Şoförlerine Karşı

Teknoloji Tır ve Kamyon Şoförlerine Karşı

Yayınlayan: Proa Muhendislik
Kategori: Genel

Google, Tesla ve Apple gibi firmaların sürücüsüz otomobillere dair yatırımları ve araştırmaları tam gaz giderken bir haber de sürücüsüz kamyonlar cephesinden geldi. Eskiden bu firmalarda çalışan mühendislerin kurduğu bir girişim olan OTTO, geliştirmekte olduğu kiti sayesinde artık kamyonların otobanlarda sürücüsüz de ilerleyebileceğini duyurdu. Bu haber Amerikan Taşımacılık Endüstrisi için oldukça büyük ve sarsıcı… Peki neden?

Amerika’nın geniş topraklarında direksiyon sallayan 3.5 milyon kamyon ve tır şöförü var. Bir başka araştırmaya göre Amerika’daki 29 eyalette en fazla çalışan bu sektörde yer alıyor. Her ne kadar azalan maaşlardan şikayet etseler de bu şoförleri şimdi daha büyük bir tehlike bekliyor. Koltuklarını ve işlerini kaybedebilirler.

Otto yaklaşık olarak 30.000 Amerikan doları karşılığında kolaylıkla kamyon ve tırlara monte edilebiliyor. Sürüş deneyiminin kolay olduğu, başka yollar tarafından pek kesilmeyen ve yayaların da dolaşmadığı otobanlarda sürücüsüz ilerleyen kamyonları yola çıkarmak zor bir fikir gibi durmuyor. Üstelik çoktan Nevada otobanlarında 10.000 km’lik deneme seferleri başarıyla tamamlanmış. Ortalama bir tır şoförünün maliyetinin yıllık 40.000 dolar olduğu düşünülürse işletme karlılığını artırmak isteyen taşımacılık firmaları için Otto ve benzeri teknolojiler altın değerinde. Morgan Stanley’in araştırmalarına göre Amerika’da karayolları taşımacılık sektöründe otomasyonun yıllık maliyet tasarrufu 168 milyar dolar olacak ve sadece şoförlerin istihdam tasarrufu 70 milyar doları bulacak. Yakıt, azalacak kazalar ve verimlilik de tasarrufun diğer kalemleri olarak sıralanıyor. Bu göz ardı edilebilecek bir rakam değil ve tır şoförleri için tehlike çanları çalıyor demektir. Sadece kamyon ve tır şoförleri değil, bu sürücülerin yol boyunca konakladıkları otel ve restoran gibi tesislerin faaliyetleri ve çalışanları için de gelecek çok parlak görünmüyor.

Her ne kadar Otto’nun mühendisleri otomasyon kitlerini şoförlerin düşmanı değil dostu olarak konumlandırsa ve uzun yollarda şoförlerin dinlenmeye vakti olacak ve kaza riski azalacak dese de muhtemelen büyük taşımacılık şirketleri maliyet avantajını düşünerek şoför istihdamını azaltacaktır. Uber’den rahatsız olan taksicilerin eylemleri ya da geçtiğimiz aylarda Fransa’daki gösterilerde kamyon şoförlerinin otoyolları ve benzin istasyonlarını kapatarak yol açtıkları krizlere benzer krizler, bu sefer Amerika’da tır şoförleri tarafından yaşatılabilir. Yine de tüm risklere rağmen tırları sürücüsüz olarak yollara çıkaran bu teknolojilerin sürücüsüz otomobillere göre çok daha hızlı hayata geçirileceğini tahmin edebiliriz. Çünkü sürücüsüz otomobilleri kullanmak tüketicilerin şahsi tercihi olacakken, sürücüsüz tırlardaki maliyet avantajı firmaların hemen hayata geçirmek isteyeceği bir fayda olacaktır.

Üstelik Otto bu alandaki ilk girişim de değil. Avustralya’nın Pilbara bölgesindeki demir madenlerinde faaliyet gösteren Rio Tinto madencilik firması bölgede 69 adet şoförsüz maden taşıma kamyonu kullanıyor. Geliştirilen teknoloji sayesinde madenin yollarını tanıyan ve ona göre manevra yapan bu kamyonlar merkezden yönetiliyor. 7 gün, 24 saat, 365 gün çalışabilen bu kamyonlar sayesinde şoförlerin ihtiyaç molalarına ayrılan zamanlarda bile üretim yapmaya devam ediliyor. Firma bu işin karlılığını daha da artırmak için başka alanlarda da otomasyona gideceğini duyurmuş. Aynı şekilde Kanadalı enerji firması Suncor da faaliyet gösterdiği madenlerde bu otomatik kamyonları kullanmaya başlamış ve toplamda 175 sürücüsüz kamyon siparişi çoktan verilmiş.

Avrupa’da da benzer araştırmalar mevcut. Volvo, İsveçli madencilik firması Boliden ile birlikte geliştirdiği projesinde madenlerde kullanılmak üzere sürücüsüz çalışan kamyonları test etmeye başladı. Avrupa Birliği’nin bir başka projesinde 6 farklı kamyon üreticisinin işbirliği göze çarpıyor. Birbirini takip eden 2–6 kamyon ya da tırlık konvoyların en başındaki aracın şoförü bulunuyor ancak konvoydaki en az 2–3 araç şoförsüz ilerliyor ve wireless teknolojilerle birbirlerini yakın mesafe takip edebiliyor. Nisan 2016’da sınır ötesi ilk denemesini yapan kamyonlar tüm Avrupa’yı dolaşarak en son Roterdam limanına varmışlar.

Dünyanın her yerinde farklı sektörlerde robotlar insan gücünün yerini alıyor ve çalışanlar için iş fırsatları gittikçe daralıyor. Kim bilir belki de bu gelişmeler alışılageldik istihdam politikalarını ve maddi varlığın dağıtımını kökten değiştirecek sonuçlara yol açacaktır.